|
Bir Kasaba Takımının Final Yolculuğu
11.02.2007 11:04:07 |
1952 Yılında bölge şampiyonu olan Sürmene Gençlik Voleybol Takımı, Ankara’da katıldığı finallerde Afyon ve İzmir temsilcilerini de yenerek, Türkiye şampiyonluğu için yenilmez takım Galatasaray’ın karşısına çıkmıştı...
Sürmene’de spor başlangıç olarak bireysel anlamda faaliyet gösterse de, 1930'lu yıllarda kulüpleşmeye doğru gidilir. Bu dönemlerde futbol, voleybol ve su sporları dallarında faaliyet gösteren Halkevispor ve Sürmene Gençlikspor kulüplerinin kurulmasıyla spor, kasaba halkı tarafından benimsenerek sosyal yaşamın vaz geçilmezleri aras...
|
|
|
| |
|
|
Yer Çekimidir Asık Bırakan Yüzümüzü
11.02.2007 11:08:28 |
İçimde bir deniz, bir deniz var içimde, ben denizin en içerisinde. Fırtınalı bir denizde dalgaların arasında kendini salıvermiş bir kayık ve bir karaltı herkesin üzerinde, ufukta bacasız gemiler, yarını olmayan düşler… ve umarsız her şeye, herkese ve aynı zamanda katar katar uçan kuşlar, vakitsizce gözbebeklerimde. İçimde kâğıttan gemi yapıp yüzdürenler, kendi haline güldürenler, şehri terk edenler ve zannettiğinden çok dahasını götürenler var -var da ben nerede bu cümlenin hangi öğesindeyim diye niye kimse bana öğretmemişti- Bir ayıbım mıydı buna sebep, yoksa yaşım mıydı biril...
|
|
|
| |
|
|
Şehrin Beyaz Kapısı
11.02.2007 11:11:21 |
Uzun zamandır suçüstü yakalıyordum kendimi, hayattan saklanır gibi seni düşünür halde. Aklığında aklansın kelam umuduyla özlüyordum seni, sessizliğini. Eylülün sancısı ya da aralığın aralık vermeyen ağrıları dillenemiyordu dilimde. Kendimi toplarken dağıttığım vitrinlerin camlarından, üzerimde leke kalmış el izlerine değiyordu gözlerim. Kimsenin görmediğini sandığım rüyam çıkmıştı kendi gecemden ve kaybolmuştu kapısı olmayan bir kentin içinde. İki sayfa uzağımda ölen bir kahramanın hikâyesinde son satırı karalarken ellerim, aslında hiç başlamamış olduğumu geç bir uyanışla fark ettim. Bir fa...
|
|
|
| |
|
|
Değirmen
11.02.2007 11:13:49 |
Kış bitip bahar geldiğinde düşer toprağa cemre ve uykusundan uyanır tabiat. Bu uyanış ki gösterir kendini doğa da başak başak. Tüm canlılarda başlar amansız bir koşuşturmaca. Geçimdir bu koşuşturmanın adı. Yöre insanı bu koşuşturmanın tam merkezinde çabalar. Emek harcamadan, ter dökmeden yemek olmaz ya, vaktin çalışma vakti olduğunu bilir yöremin cefakâr insanı. Gelecek kış için hazırlıklar daha baharda başlar. Ardiyedeki kış uykusundan uyandırılır tarım aletleri ve sahipleriyle başlarlar fedakârca çalışmaya, tüm işler bitip de tekrar kar yağıncaya kadar. Tarlalar bellenir, ekinler ekilir. ...
|
|
|
| |
|
|
Mesat Deresindeki Azdeha... 1929-1998 Afetleri
11.02.2007 11:16:12 |
Karadeniz bölgesinin adeta kaderi olmuştur sel ve heyelanlar. Bölgede öteden beri devam eden tedbirsiz yapılaşma, yaşanılmış sel ve heyelanlardan ders çıkarılmaması yöreyi birçok kez felaketlerle yüz yüze bırakmıştır. Selle yıkılan evini, yine aynı yere yapar yöre insanı. Sanki sırasını savmıştır ve bir daha sel gelmeyecektir yaşadığı yere. Böyle olmadığını bilse de kaderine razı bir anlayış ve alışkanlıkla -biraz da çaresizlikten- taşkın derenin kaplayacağı alanı düşünmeden dere yatağına kurar evini. Ve her sağanakta dualar okur. Aslında bilmektedir ki, bugün değilse bile, yarın mutlaka bü...
|
|
|
| |
|
Her Sayfada5 Kayıttan 4 Sayfada Toplam17 Kayıt bulunmaktadır.
|
|